Pages

31 Temmuz 2017

0 İyi Yanı

Herkesin kendine has yetenekleri vardır. Bazılarımız çok uyumlu çok barışçıl, bütünleştirici, kimimiz empatik, öngörülü, iyi bir hatip, başarılı bir organizatör vs vs vs...

Ben bütün bu insanı özellikleri-kimisinde daha çok bulunan kimisinde esamesi okunmayan- geliştirilebilen bir yetenek olarak görürüm. Dans ederken uzun çalışma saatleri sonrası Natali'ye " Natali yapamıyorum!" diye mızmızlandığım da "Tatlım yürüyebiliyorsun öyle değil mi? O halde bu hareketi de yapabilirsin." derdi. Çok saçma olduğunu düşünürdüm bunun! Onun gibi dönemiyordum işte! Ciguli dönüşü oluyordu benimkiler, Natali bir kuğuydu! Sonra demek istediğini biraz anladım, zamanla yavaş yavaş aynı hareketi yapmayı başardım fakat tekniği aynı olsa bile kendimden kattığım farklılıklarla lezzetlendiğini değerlendiğini gördüm...


Birkaç sene önce Üniversite'de İngilizce derslerimize giren bir kadın hoca vardı. Soğuk denemez ama çok da samimi ve yakınlık kuran bir hoca olduğunu söyleyemem. Hatta ilk zamanlar biraz gıcık olduğunu bile düşünmüştüm. Aylar geçti bir gün dersin sona ermesiyle herkes sınıftan çıktı. Ben sınıftan hep en son çıkarım. Zor hazırlanırım, her birini ayrı yere koyduğum kitaplar, kalemler ıvır zıvırlarım üç yüz kat giydiğim hırkalar derken haliyle toparlanmam uzun sürer. Tam kapıdan çıkacakken kendisine iyi olup olmadığını sordum. Şaşırdı çünkü hasta görünmüyordu. Saçı başı, kılığı her zamanki gibiydi. Sonra gidip kendisine sarıldım.

"Siz çok iyi bir hocasınız. Sizi çok seviyoruz. Sakın üzülmeyin." dedim.

Müthiş bir şaşkınlık içerisine düştü. Bir şey duyup duymadığımı sordu. Hiç bir şey duymadığımı söyledim. Ki gerçekten de hiç bir şey duymamıştım. Sadece o an hissettiğim şekilde konuştum. Ben öyle yakınlık gösterince ve bilmeden de olsa empatik tarafımla hissettiklerini hissedince hemen yamacımda ki sıraya oturup her şeyi anlattı. Elini tuttum biraz konuştuk ve gittik. Hemen dışarıdan kendisine kocaman bir buket papatya alıp kendisi odasında yokken masasına bıraktım. Ertesi gün gelip kocaman sarıldı bana, teşekkür etti ve daha önce kulağında görüp çok beğendiğim İtalya'da ki seyahatinden satın aldığı kedili küpeleri bana hediye etti!(her şey o küpeler içindi diye düşünen var mıı?????) Ben de kendisine zürafalı küpemi hediye ettim! Komikti. İkimizde kulaklarımızdan küpelerimizi çıkarıp birbirimize verdik... Sonraları kendisini pek göremedim. Ama hala mutlu olması için dua ettiğim insanlardan biridir ve hediye ettiği küpeleri kullanmaya bile kıyamam...

Bu hikaye de söylemek istediğim şey şu: sevgi samimiyetsiz olunca değersizleşiyor. Karşınızda ki insan kadar empatik biri olmayabilirsiniz veyahut o olmayabilir. Ama ona en azından "niçin böyle tuhaf davrandığını" sormadan ve doğru cevabı almadan kızıp esip gürlemeyin.

Hepimizin farklı yetenekleri olduğu doğru. Tek ortak yeteneğimiz ise sevebilmek... Onun da şekli, şemali, tavrı, içeriği tek tek ayrı ve özel.

Hepinizi seviyorum. Her şeye rağmen iyi ki!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

♥♥♥her düşünce değerli bizim için ♥♥♥