Pages

7 Mart 2017

0 Fit Kalma Sırlarım

İddia ediyorum blogun en çok tık alan yazısı bu olacak.

Günlük hayatta en sık karşılaştığım soru " Bir şey yiyor musun sen?" "Kaç kilosun?" "Spor yapıyor musun?" vs vs vs

Verdiğim cevaplar sırasıyla:

" Sağlıklı beslenme takıntılıyım, sebze ve balık ağrılık besleniyorum düzenli balık hapı takviyesi, metabolizma hızlandıran bitki karışımları ve kefir tüketiyorum. Az ve sık yemek yiyorum üstelik karşımdakini krize sokacak kadar yavaş. Bol su ve erken saatte 2 yumurtalı kahvaltı olmazsa olmazım. Çikolata ve tatlı saat 5 de yenir, kuru yemiş meyve çantamdan eksik olmaz."

"Kilo değil yağ oranınız önemli. Sağlık kuruluşu ya da spor merkezinde ölçümlerinizi yaptırın neye ihtiyacınız var söylensin."

"Spor salonları ve testosteron kokan ağırlık çalışmaları beni sıkıyor. Yazın yüzmeyi kışın yoga ve pilates yapmayı seviyorum. Hayalim yoga eğitmenliği sertifikası almak. Ama kas oranım şuan için düşük, eskisi gibi aktif değilim".

Bakın bunlar tümüyle olmasa da YALAN! inanmayın bunlara. Zayıf kalmamın tek sebebi çocukken yaşadığım travma da gizli. rahmetli anneanneciğimin beni büyüttüğünü biliyorsunuz artık. Kendisi inanılmaz sevilen bir kadındı her limanda bir kankası her mahalle de bir ahretliği. Birlikte yaptığımız gezmeler de ara ara gittiğimiz evlerden biri Hacı teyze'nin eviydi. Gerçekten hacı mıydı mc rapperlar gibi  mahlası mı kullanıyordu bilemeyeceğim ama kadıncağız inanılmaz şişmandı.Kilodan zor yürür evine her gittiğimizde de bana bir şeyler yedirmeye çalışırdı. Anneannem hemen olaya müdahale eder "o yemez, az yiyor, o sevmez, ona dokunuyor, sen bir kutuya koy da götürelim." derdi. Bu arada anneannem de incecik bir kadın, hayatı boyunca kilo almamış çok hareketli ve sağlıkçı olmasından dolayı da besinler konusunda bilgili biriydi. Hacı Teyze'nin sofra da bilumum börek çörek pasta olunca bana yedirmemek için elinden geleni yapıyor tabi...

Hacı Teyzenin kalbi kırılmasın diye alınan şeyleri kendisi yerdi yerken de bana sürekli aman kızım kilo çok kötü şey, sakın kilo alma çok yeme diyip dururdu.Artık nasıl işlediyse beynime. Bir gün dayanamadım ben de yicem dedim. İlk kez Tavuk göğsü yiyorum. Fakat olayı ilginç ve ilk yapan yalancı tavuk göğsü değil hakiki tavuk göğsü olması. Bilenler bilir hakiki tavuk göğsünün içinde gerçekten de tel tel tavuk eti olur ve ben hala nefret ederim o tatlıdan!

Neyse ben yemeğe başladım bir tuhaf geliyor ama bir yandan da yiyorum. Anneannem tedirgin tedirgin yüzüme baktı tadını sevemediğimi anlayınca " yemek zorunda değilsin Cococum." dedi. o an bir tuhaflık olduğundan emin oldum "Hacı teyze bu ne ?" Tavuk göğsü beğendin dimi, tavuk suyu koymaz şimdikiler ben sütle karıştırıyorum."  " Ama bu tatlı değil miydi?!"  " E tatlıııııı". "Anneanneağğğğ bun da ta vuk var mış ööööööyyyyyyyğğğ"


İşte her şeyin sebebi bu. Oh vallahi anlattım rahatladım. Bu sahne aklıma geldikçe ne iştah kalıyor ne yeme isteği. Üstelik hala gittiğim çoğu ev de doğru düzgün yemek yiyemem. Ne travmalarım var o mahalle de!




ODTÜ 22 Rock festivaline ev sahibeliği yapıyor. Ben tabii hem ot hem sosyal medya yoksunu hem de asosyal biri olunca etraftan duydum bu hafta gerçekleşeceğini de ben Rock namına bir şey göremedim. Bu tabii benim zevksizliğim ve cehaletimden kaynaklıdır da misal Yunanlı "No Clear Mind" grubu... Baya baya Ahu Tuğba içeren sevişme temalı müzik ki bence libido sıfırlar o kadar kötü! Ha derseniz ki uykuya geçiş müziği, o zaman olur.Bu haftanın nefret ettiklerim köşeme kendilerini iliştiriyorum.

Sevdiklerim köşem de akustik albümleriyle Pentagram var. Pentagram ile tanışma hikayem beni ve ablamı hala güldürür. Bir adet abla, küçük kardeş, ve Bilal içeriyor! Olay tümüyle albüm kapakları ile ilgili. Yaratıcılar evet! Ama tabii ki bunu bura da anlatmayacağım! Size ne canım!

Dinlemek için tık tık


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

♥♥♥her düşünce değerli bizim için ♥♥♥