Pages

30 Mart 2016

0 Dün(d)ü



Buza çekmiş ayazı camları işledi ciğerime
 aldırmadım
52 ilmek el örgüsü hırkama sarıldım.
Koyduysam da içemedim meredi.

Yalnız rengi bir hoş ediyor beynimi.
Bir ara gözlerini görür gibi oldum ince belli çay bardağının içindeki bade'de
Alengirli oldu gözlerin
hatırlayacaksın biz dün tanıştık.
Gömleğin üzerindeydi yine aynı renk.
Geçen seni görmüşler Pera'da
Bu kez yanında kızıl bir kadın
Çok şuhmuş boyası dudağında

Yarım bıraktığın şarabı aradım
Dudaklara kök boyası olmuşlar senden dökülüp
Biz seninle dün tanıştık
hatırlayacaksın
gözünde hayaletleşen yaralarından öptüm
Biz tanıştığımız da dündü.
Kavuştuğumuz da dün(d)ü.
Hatırlayacaksın...







Bu da şarkı:




0 Depresyonda mısınız?Erkek Kanka Edinin!

Canım Blogosferin güzel insanları!

Bir süredir tenhalardaydım.Yazmak istediklerimi bir türlü yazacak vakit bulamadım.bknz:tembellik-zamanı kötü kullanma-üşengeçlik vs vs vs


Yine olaya dan diye başlıktan girdim.ve tabii yine anlatacak acıklı absürt saçma zırvalarım var.

Kadınlar ve Erkekler

Arkadaş olabilirler mi?

Olurlar da kalabilirler mi?

Sevişmek isterlerse ne olacak?!(farklı bir arkadaşlık türünden bahsediyor olabiliriz tabi!)

neyse olayı pisleştirmeyelim özümüze dönelim.

Bizim Site'ye (adı site bence) ilk taşındığımızda bacak kadardan öteye geçmeyecek bir yaştaydım.(Ferdi Özbeğen'den geliyor: gözüm de canlandı koskoca mazi)5 filan diyelim.Yaşıtım ya da yaşıma yakın hiç kız olmadığı gibi site erkek çocuk kaynıyor.E tabi çocuksun oynamak istiyorsun ilk başta kabullenilmesen de daha sonra kabulleniliyorsun.Beni de oyunlarına dahil ettiler sağolsunlar.Buradan çocukluk arkadaşım 01 BBG Melih'e de selam olsun.

Ben maşallah bir erkek veleti gibi bir bakıyorsun ağaç tepesindeyim bir bakıyorsun Ninja olmuşum.Çok fena yani zaten tip olarak da kara kuru uzun bir kızçe olarak da uygundum bence aralarına!

Neyse ilkokulda da durum değişmedi ilk arkadaşım Murat, canım Van kedisi Kaan ardından tam bir orta anadolu evladı olan Güdüllülü Caner ( mahlas değil) derken ortaokulda bir kızlı erkekli(!) grup lise de yine bir kızlı erkekli grup! ama mutlaka bir candaş erkek kanka!

Dostluk güzel şey...Cinsiyeti onu bunu bırakalım da hayatın yaşanılır olma sebeplerinden aslında.

Cinsiyete göre dost seçmemek gerekse de hem cins olmanın avantajları olduğu gibi(örneğin bir kadın reglinizi anlar ağrı kesici bulur tatlı kriznize ortak olur birlikte kuaförde çılgın saatler geçirebilirsiniz!) karşı cins ile edilen dostluk da ayrıdır.Yani benim için en azından öyledir.Bir kere bir erkeği "sevgili" "baba" "dayı" "abi" sıfatlarından bağımsız şekilde tanımanıza fırsat sağlar bu durum.

Her türlü erkek muhabbetine dahil olup bakış açılarını görebilirsiniz.ve itiraf edeyim bu çok eğlenceli.
Bu durum tabi biraz yazının girişinde bahsettiğim gibi yetiştirilme tarzı ya da çocukluktan gelen arkadaşlık edinme alışkanlıklarıyla da ilgili.Hiç bir zaman etrafında kızlar ordusu olan, kızlarca çok sevilen işin aslı hemcinslerini çözebilmeyi başarabilmiş biri olmadım.Erkeklerin tarafsız kin gütmeyen kıskançlık illetine pek de yakın durmayan bolca kollektif duruş ve şamata içeren bir parça da "kolay" dünyalarını daha çok sevdim.

Yanlarında hep çok güldüm, kendim olma fırsatını buldum, öğrendim ve kadınların dünyasına uzaktan bakabilmeyi denedim.

Burdan Reha'ya Yusuf'a Utku'ya Sidoma unuttuğum o bu şu varsa selam olsun.

Ama en çok Güdüllülü Caner'e selam olsun.Sen olmasan Ankara havası ve arabesk müzikten bir haber olacaktım.ve unutmadan, hala  kaşık havasını  en iyi sen oynuyorsun!

İşin aslı kadınların ve erkeklerin arkadaş olabileceğine gerçekten inananlardan olsam da bazı durumlarda da iş boka sarabiliyor dostlarım.Oda ayrı bir yazının konusu olsun.



Bir dizi önerisi olarak: JLO'nun yepyeni polisiye dizisi Shades of Blue




Kitap: Eduardo Galeano'dan herhangi bir şey ama mutlaka bir şey!

Geçtiğimiz haftalarda ölüm yıl dönümü olan Müslüm Gürses'in yorumuyla çok sevdiğim bir şarkı bu yazıyı sonlandırsın!





Hepinizi sevdiğimi biliyorsunuz artık bence!
Yorumlarınıza ise bayılıyorum!


15 Mart 2016

2 HADİ UYAN!



"Hadi uyan
Aydınlığa çık da gözlerin ışısın
ilkyazlar sıcağı biriksin yüreğine
Yoksul olsan da uyan
Garip olsan da uyan
Madem ki Güzelsin, güzeli yaşatmak için
Madem ki iyisin iyiliği yaşatmak için
Madem ki umutlusun umudu yaşatmak için 
Hadi uyan 
Denizi dinle yaşamak desin
Toprağı dinle barışmak desin
göğü dinle sevişmek desin
Bir plak konmuş gramafona
İşte aşk, işte özlem, işte savaşmak gücü
Uyan diyor. uyansana"
                                     Metin Eloğlu






çok sevgili okur,

İyimisin demeye casaretim yok, Ben de iyi değilim bilirim sen de iyi değilsin...

biliyorum korktuk, mutsuzuz, üzgünüz, akıl almayacak günlere uyandık
güneşin rengi de solmuş,
kızgınız, kırgınız kendimize açılan her telefonda içimiz rahatladı diye...

İşlerimiz yarım kaldı, lokmalar boğazımıza dizildi ateş en çok düştüğü yeri yaktı...

Yarım kalan hayatlara böyle yitip gidişi yakıştıramadık, ölüm bu muydu sahi?!

Boğazda ki düğüm yutkunsak geçmiyor, sussak gözyaşları dinmiyor...
biliyorum hiç birimizin gönlü olanlara razı gelmiyor

Biliyorum yorulduk artık öfkelenmeye kızmaya bile takatimiz kalmadı...

hem söyleyecek çok söz hem söyleyecek hiç bir şeyin olmadığı zamansız tarifsiz ansız hükümsüz gecelerde karanlıkta kaldık...

Ama vakti değil sinip oturmanın susup küçülmenin!

Madunların sesini kim duyuracak!

Ne güzel demiş şair "Hadi uyan" hadi uyanın!

...

2 gecedir düşünüyorum... Bir çözümü olmalı...Elimizden en çok ne gelir? kendi dost meclislerimizde birbirimizi ayırmamak gelir, farklılıklarımızı bütünlüğümüz olarak görmek gelir...

Okuyan düşünen bu gidişata canı sıkılan herkesi araştırmaya ve çözüm bulmaya davet ediyorum.Yaşadıklarımızın tarihte örnekleri muhakkak ki var. Araştıralım okuyalım belgeseller filmler izleyelim tartışalım, fikir paylaşalım.

Sevgi üstün gelsin. Nefretin nefretle beslenmesine izin vermeyelim.

Korku bizi sindirmesin!








Çok sevgili okur,

 İnsanlar işlerini idame ettiriyor hayatlarına devam edebiliyor diye kızgınsın belki...Ama birileri de bunu yapmak zorunda...

Bugün binlerce insanın geçim kaynağı olan İstanbul Moda Haftası Terörün ve bu büyük acının gölgesinde gerçekleşmek durumunda kaldı.

Kimilerimiz bu gibi iptal edil(e)meyen organizasyonlara kızgınsınız biliyorum, hak da veriyorum ama iptal olmasını beklemekte hata...Hepimiz kendi çapımızda birer terör uzmanı olduk artık terörün neye hizmet ettiğini neyi amaçladığını çok çok iyi biliyoruz.Korkutmak yıldırmak sindirip köşemize çekilmemizi sağlamak!

HAYIR!

işte bunlara kocaman bir HAYIR!

Daha da fazla üretmeli, daha fazla çalışmalı güzellikleri yaşamımıza çekmek için şimdi herzamankinden de fazla emek vermeliyiz.

Ben inanıyorum..

Ne olur siz de inanın...

Güzel günler bizim, barış hepimizin olacak...










5 Mart 2016

4 Yazar Olmak İçin Yapılacaklar Listesi?!




Herkese Selam!

Martın ilk haftası geride kaldı bile!Umarım güzel bir hafta geçirmişsinizdir.

Benim haftam cep telefonumun servise gitme zorunluluğu ile bir parça sekteye uğramış durumda!Hava durumuna saniye saniye bakamamak, maillerimi anında cevaplayamamak, akıllı telefonun eksikliğini hissettiğim en önemli iki özellik.

whatsapp, snapchat ve türevinden uzak olduğum için mutlu olduğumu bile söyleyebilirim!

....


Geçenler de ödevlerimden darlanmış bir halde iken, bir yazıya denk geldim. Yazı da depresif ruh hali ve yaratıcı yazarlık bağlamı arasında bir ilişkilendirme yapılarak, depresif duygulara hacet olmadığı sistematik -görev edinimi ile düzenli bir mesaiden söz ediliyor- bir biçim de bu işin kotarılabileceğinden bahsedilmiş.
Bu önermeye hem katılıyor hem de katılmıyorum doğrusu...siz ne düşünüyorsunuz?







Sizce de yazarların kalemlerine değdikleri vakit ete kemiğe bürünüveren "karanlık" bir tarafları yok mu?

Yazıyı merak edenler tıktık

Başlığı okuyanlar yazarlığın formüllerinden bahsedeceğimi zannedebilir zira benim kendilerinden haberdar olmadığım ortada diye düşünüyorum(!)

Ama merak edenler için hem kaynak önerim hem de ufak bir kaç önerim var.

İlk olarak yazma yetisinin geliştirilebilen doğal bir yetenek olduğuna inanmakla birlikte, ilham veren büyük yazarlara bakınca " ışığınızın ve keskin zekanızın" olması elzem gibi görünüyor.Fakat yine de pes etmemek lazım.Söylenecek bütün güzel sözler, hali hazırda söylenmiş olabilir olmayadabilir ama önemli olan sizin nasıl söylediğiniz...

Olabildiğince farklı türlerde yoğun okumalar yapmak, okuyan bir sosyal çevreye sahip olmak, interneti iyi kullanmak, sağlam müzikler dinlemek ve elbette ki ilham verici film ve dizilerden faydalanmak bir öneri olabilir.Eğer sık sık seyahet etme şansınız var ise elinizde oldukça kıymetli bir veri tabanı var demektir.


İkinci olarak eğer nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız ya da usunuz da iyi bir hikaye olmasına rağmen dile döküp tümcelerle halvete girmekte henüz yeterince marifetli değilseniz çeşitli kurslardan faydalanabilirsiniz.Artık hemen hemen her şehirde üniversiteler ya da özel kuruluşlar tarafından verilen yaratıcı yazarlık, metin yazarlığı, senaryo yazarlığı gibi kurslar mevcut.


Benim önerim Ankara'dakiler için Uğur Mumcu vakfı olacaktır. UMAG akademiyi takiplemelerini ısrarla öneririm.

Kaynak olarak ise yerli ve yabancı yazarların biyografileri, yazmaya başlama serüvenleri mutlaka incelenmeli.Orhan Pamuk fanatiği olmasam da  "Öteki Renkler" 'i başucu kitabım olarak   buraya eklemeden de geçemeyeceğim.Bu minval de bir çok kitap bulabilirsiniz biraz araştırmak lazım.Hatta olaya direk dahil olup senaryo metin yazarlığı ya da diyalog yazarlığı hakkında ki kaynaklardan da faydalanabilirsiniz.

itiraf: sanırım Kara Kitap ile buluştuğumuzdan beri Pamuk'u seviyorum.

Son olarak , büyük bir yazar olmak zorunda olmasak da -olamasak da daha doğru olacak- yazmak iyi hissettirir, özgürleştirir, kendi özgürlük alanlarınızda sahiplik ekini çekimleyebilmek  için oyun kurucu görevini size verir.gerisi pürü pak siz ve zihniniz...Zihinsel ve ruhsal yoğunluğu hisettiğiniz her an yazmaya çalışın, sesinizi kaydedin nereye giderseniz gidin kalem ve kağıdı yanınızdan ayırmayın! Ha sonra bir de -burası mühim-yazdığınız hiçbir şeyi atmayın saklayın sık sık değil, arada okuyun, yeteneklerine birikimine güvendiğiniz ya da sevdiğiniz insanlara okutun.Filan.


Bu da şarkı: