Pages

27 Aralık 2013

7 ALLAH CANINI ALMASIN YENİ YIL :)

  365'in son 5'i....

Su gibi geçen saatler,bitmeyen planlar,büyüyen bizler,büyümek istemeyenler....Nasıl geçtiğini dur bir düşün...: Mallıkla. Hiç gücenmece alınmaca yok. Mallıkla geçiyor.

"Az dur arkadaş ;bir dolu şey yaptım,iş değiştirdim,paralandım,aldım giydim,diyet yaptım,sevdiklerimle içtim,bolca gezdim,seviştim,ah canım sevemedim....Dükkanı yeniledim,kredi çektim perdeleri değiştim,dolabı komple atıp, hepsini Armani Prada aldım.Sınıfın ineği oldum,ailemin göz bebeği,sülalenin prensesi...Sensin mal"

 Sizin yerinize kendime kızdım :) Hiç harmanlanmış ruh haliyle okumayın. Mallıklar yapıyoruz.Sosyal medya tutkunluğumuzdan,deşifre etme isteğimizden hiç bahsetmeyeceğim, dahilim olaya..Ama neden?Korkmayın bunu da sorgulamaya başlamayacağım....Ama, "onda var, bende de olsun,o yaptı yapmalıyım" kıskançlığını,birey olamamayı çözemedim ben.Cidden bir yarıştır gidiyor.Acaba "gelişme" dedikleri, "doyum" dedikleri sürece mi yaklaşma sancısı bu ?

Güzel görünmek,iyi yaşamak ve iyi yemek yemek üzerine kurulu sanki bu yüzyıl.....Hangimiz istemeyiz ki? Eee peki sonu?Ben çözemedim bunu :)



Adamın elinde bir kuru değnek,kumlar üzerinde yalın ayak..M.Ö.570....Matematikle uğraşıyor bir de astronomiyle heyecanlanıyor...Biz de anca günlük fala bakalım...Pisagorcum ah senin döneminde sosyal medya olsa ne yapardın?"Yeni yıl hediyesi aşkım sana hipotenüs formülünü hediye ediyorum"...Like like :) Yer bildirimi:Pisagorculuk Okulu..Pisagor,4 kişi daha ..:)



Yani çok boş zamanları varmış evet,ama bizim kadar "güzellik" üstünde durmamışlar..Ya da "tüketim"...Roma'yı saymayın canım"hazcılık bizden sorulur yeğen.."..

Olayı dramatikleştirmeden,realist bir kaçışla sonlandırıyorum;"bulacak bir şey bırakmamışlar ne yapalım".Pekii biz,bize ne kattık bu yıl?Elle tutulur neler yaptık.Bu hayıflanmamı hafifleten cevaplar istiyorum..

Kişisel olarak "ye-iç-sıç" piramidini geliştirdim....Acımasızım di mi?Ben bana saydırayım,az giydireyim de el otursun biraz,sesi kısarak....Öz eleştiri hoş ama acımasızdır aslında.Tabikii bu 360 gün çok şey kattı,çok şey öğrendik.Ama hamız hala....

İnançla,bakışla kıyaslamayı sevmiyorum.Açıklama yapmaya bile gerek yok.Ben de sizin kadar aşığım yeni yıla.Ama neden bilmiyorum....360'ın tüm mallıklarını geride bırakıp,az üretmenin hırçınlığına çizgi çekme isteğinden belki de....Bir umut yüreklerde ;"bu yıl benim yılım olacak".Güzel bir pozitiflik katıyor sanki..Her yer ışıl ışıl.Hediyeler alınıyor,veriliyor....

Allah canını almasın yeni yıl ...Bir dolu listem var benimde uzayan."2014 Listesi" başlıklı.Belki de yıllarca kaçtığımız şeyleri gerçekleştireceğimiz,yıllarca beklediğimiz şeyleri elde edeceğimiz bir yıl olacak...Genede;hep bir sorgulama gibi geliyor bana yeni yıl.Bir "en" leri bulma isteği...2013'ün enleri gibi ....

Gene geldik işte yılın sonuna,bir yılında başına vardık.Daha az kıskançlık,daha çok üretkenlik olsun bu yılda....Daha az "MALLIK" yapalım.Daha çok sevelim...Bilim adamı olamasak ta bir şeyleri başarma umudu taşıyalım,başlama noktası sayalım bir süreci...Belki,gene daha güzel olmaya çalışıcağız,belki de daha verimli...Ama daha iyi olacağımıza eminim.

 Bu arada severim bunu :)









24 Kasım 2013

3 Kimseye Etmem Şikayet...

kalem öyle bir tutkudur ki siz bırakamazsınız ama bazen o sizi bırakabilir...

aylardır konuşmayan bir kalemle başbaşa kalmak benim için paraşütsüz atlamak gibiydi...

ve bir zaman gelirki  kendini hatırlatmayı başarır:






Ah ne çok iç çekiş...
Ne huznaver bir bekleyiş..
Beyan-ı zarureti buyüzdendir ki
Hakimi o değil artık.
Kendini terk edip,
Ruhunu emanet eden
Azra kaldı şimdi,
Kırık dökük o eski Rumeli diyarında...
Tevriyelerle bezedi hüznünü,
Kızdı en çok aşka
Her varoluşta.
Gönlüm bir çare ki sorma...

sorsanda dil dönermi ki beyhude gamlara serzenişi?
hasıl olan manayı erdirememişken vukuya,
nerden eser gürlerim
alize vari yabancıya?
ah bilsem nedendir gözyaşın huzursuz iç kıpırdanışın...
ah bilsem ya bilsemde anlatsam zatı muhteşeme...





12 Mart 2013

4 SARKASTİK PİÇ!




işte tam olarak ruh halimi tanımlayan kelime!şu sıra beynim fokurtuda.herşey yerlebir.bitip başlayan şeylerin hızına yetişemiyorum.
yazamıyorum okuyamıyorum.fikir yürütemiyorum.

çok fena saydırasım var sövesim var.ama susuyorum.söylemiycem lan.yanımda görünüp düşmandan fazla laf sokanlar kendini zeki adledip aptallıklarını göremeyenler eleştirmekten aldıkları zevki yatakta bile alamayanlar...neler neler....



hayatım değişti sanki.ciddiyim.hani" bu bi işaret mi lan" dediğiniz anlar vardır ya hah öyle şeyler işte.yazıyorum kuralsız yüklemsiz noktalama işaretsiz.samimiyiz blogosfer.

2 hafta önce bindiğim bir asansör geçen 3 saniye.atılan 4 adım.koşturup durulan 5 saat sonunda kucağımda nur topu gibi yeni bir lisans alanı duruyodu.fikirlerimi değiştiren sevgili Osman hocama teşşekürü borç bilirim.siyasetin kirli çukuruna bende düştüm ahali.artık bir siyaset öğrencsiyim aynı zamanda!

yeni bir yemek tarifi deniyor gibiyim.değişen kararlar ani başlangıçlar aşksızlık noksanlık ve bencillik ve nereye koştuğumu bilmeden nefessiz kalışlarım!

içimdeki sarkastik piç bi süre ortalarda görünmiycek.bakalım o yokken bu blog ne hale gelicek?


ozaman bu hafta şarkı yerine Dali'nin kısa filmi Destino'yu izleyelim...

23 Şubat 2013

2 TAMAMLANAMAYAN CİSİM

Tanımlayamadığınız her şeyin altında bir parça yarım kalmışlık yatar.aşık olduğunuz kadında ya da adamda adlandıramadıklarınız onunla bütünleşemeyişinizden olabilir mi acaba?peki bu noksanlığın sebebi nereden geliyor?

binlerce parçalık puzzllar gibiyiz herbirimiz.bazen resim hiç oluşmıycak gibi bazense bütüne çok yakınız.bense tam da şuanda puzzlımın en önemli parçalarını bambaşka yerlerde unuttuğumu düşünüyorum.belki bende basit bir yöneylem çalışması yapıp başka puzzllardan aşırarak(!) parçaları tamamlarım yada  tamamlanırım.

puzzle yapmayı sevip sevmemeniz önemli diil aslında.esas olan şu ki, her parçanın yerleşmesiyle birlikte hücrelerinizde yoğunlaşan haz duygusu.tümden geliiip tüme varmak, en ufak parçayı  bütüne aitleştirebilmek,sabrınızı sınamak ,öfkenizle yerlebir edip sonrasında her bir parçayı eski yerine oturtmak ve tüm bunları akıl almaz bir dikkat ve özveriyle yapmak...yeri geldimi bütün parçaları bulsanız dahi,puzzlınızı eksik bırakmak.niçin mi?






belkide hayatı yaşanır kılan nerde olduğu heycan uyandıran parçaların eksikliğindedir...


hayatımızın parçalarını bulmak ve kilitlere oturtmak ise şiddetli bir cesaret handikapı...

yağmurlu yorgun bi hafta sonlanırken bu şarkı tüm tanımlanamayan ve tamamlamayanlara gelsin:)




17 Şubat 2013

14 BAZEN DÜNÜ ÖZLERSİN....


 Bazen dünü özlersin,bazen daha da eskiyi....Hani dinlediğin bir şarkı yıllar öncesi bir anı anımsatır ya; öyle bir şey.Ya da ufak bir broş,saçma bir dizi.

  Eskiyi mi özlersin,eskimişi mi?Karar veremezsin.Belki kaybettiğin şeyler gelir aklına,belki de keşkelerinin listesi.Mutlu anları da anımsayıp hüzünlenenler var mı aranız da ?Neden mutlu, güzel anlar bile hüzünlendirir bizi,eskide kaldıkları için mi?Şimdi daha az mutlu olduğumuz için mi?

  "Vay be! On yıl geçmiş onu tanıyalı ama...." diye başlayan cümleler aklınızda koşuşur.Niye?Her şeyi olduğu yerde bırakıp neden yürüyemiyoruz?"Galiba,daha mutluydum o zamanlar.." diyenler çoksa, şükredeceğim;yalnız değilim....

Ya şu an...Ya on yıl sonra "şu" ana ait dakikaları özlersek?Mümkün di mi?


 Geçmişte yakındığımız,sevmediğimiz onca şey... Nefes almasından dahi hoşlanmadığımız insanlar, her an onu düşünürken kalbini kırdığımız aşklar....

  Olgunluk mu özletiyor geçen saatleri yoksa "şu" anın yükünden kaçma bahanesi mi?Var olan günden bunalma,değerlendirememenin verdiği kızgınlık kendi bünyene...

Off!Bilemedim...

  Anı yaşıyamamak değil hırçınlığım. Hayır!Gayette memnunum.Özlemek sadece derdim.Özlemek......






la casa azul

13 Şubat 2013

5 14 ŞUBAT'I ATLASAK.....?





    Kimileri için çok önemli  bir gün.Roma Katolik Kilisesi içinde öyleydi . Valentine adındaki din adamının ismini alan ve bayram olarak kabul edilen bir gün.

  Hayır neden bir din adamıyla "aşkı" ilişkilendirmişler?Ki bir çoğunun hali vahim biliyorsunuz hihiih :) Neyse...Orta Çağ'da...Tüm esrarengiz olayları anlatan cümleler böyle başlar di mi?:"Orta Çağ'da".Aman dağıtmıyorum tamam :)Ne diyordum? Hah Orta Çağ'da. 14.yy civarı böyle güneşli bir Şubat diyeyim siz anlayın :) Fransa ve İngiltere'de kuşların geleneksel çiftleşme günü olarak bilinen 14 Şubat'ta sevgililer birbirlerine kartlar mektuplar yazarlar ve "Valentine" diye hitap ederler.Bu günün aşkla ilişkilendirildiği ilk günlermiş.Eeee adamlar ne bilsin o dönem hatunları bir karta tav,ya şimdi ohooooo..."iphone8 aldı sevgilim baaaaak" Tamam sustum.

 Nerede kaldık? Tabii tabii aşkta.

 Valentine, Hristiyan olduğu için öldürülen bir din adamı.Ölmeden bir gün önce gardiyanın kız kardeşine,ağdalı bir aşk mektubu yazar.İmza : Valentine."Eee madem öleceğiz belki..."  demiş :)Aşka böyle inanan bir din adamı...Yasak olduğu dönemlerde Romalı askerlerin dünya evine girmelerine yardımcı olmuş,çikolata yürekli biri.

 Sevdim ben bu adamı ya.Çokta seveni olmuş ki;14 Şubat,1800'lü yıllarda  Amerika'lı Esther Howland'ın ilk Sevgililer Günü kartını yollamasından bu yana kutlanır olmuş..


 Cidden romantik...Uslanmaz aşk böcükleri için ,tam bir fırsat.

  Peki, ya yalnızlar için?Evet cevap..."Ne alsak, ne giysek ,nereye gitsek....?" sorularına cevap ararken düşündün mü aşksızları? Yıllardır yalnız olanları...Tabikii "haaayııırrrr" di mi?

 Üzülmeyin yalnızlar ben varım sizi düşünen.Bunca keyifli ve romantik bilgiden kendimize pay biçelim...Bakalım biçtiğimiz üstümüze uyacak mı?

1-"Bunlar salakça şeyler sırf para tuzağı,bizim dinimizde yok ki zaten...Off banane saçmalık" vs.vb. gibi sözleri sarf etmekten vazgeçiyoruz.Kabulleniyoruz anacım.Sevgilim yok ve yalnızım.



Ohhh!Rahatladım...Çünkü;o gün tüm param cebimde kalacak.Bir kere giymek için saçma bir elbise de almayacağım.Sıkan, ama sadece dik gösteriyor diye göğüslerimi mengene sütyenlere de  yerleştirmeyeceğim :) Dip boyamı haftaya da yaptırırım bir hafta daha gider bu. Pediküre ne gerek , hava soğuk zaten.

2-"Canııımm....Bu gün yalnız olmana içim elvermiyor bizimle gelsene akşam yemeğine?" diyen dostlara "hayır" diyoruz.Çünkü biliyoruz ki;o gün bizden nefret edebilirler...




3-"Neden ben hep yalnızım, herkesin sevgilisi var,yan sınıftaki koca kıçlının bile sevgilisi var, bu kadar mı çirkinim bu kar mı kötü, yani onunla sırf parası için beraber değilse ne olayım,kesin onu aldatıyor salağın ruhu duymuyor ,böyle ilişkim olacağına yalnız olayım daha iyi....." Gibi düşüncelerden sıyrılıyoruz. Sana ne canım milletten..? Kendini böyle avutmaktan vazgeç.Her ilişki kendi içinde özeldir, belki de berbat.Bırak yaşayıp görsünler.
  
 Kötü sevgilileri görüp yapmaman gerekenleri,yaşamaman gerekenleri öğreniyorsun.Bir belgesel kadar öğretici,bir biyografi gibi özel.Kar bunlar kar.


4-Durdun durdun da tam Şubat ayında mı ayrıldın?Ayıp yahu..Yani ne oldu da bitti?Çok ağır bir sebep mi,dönüşü olmayacak kadar kötü mü?Onun tatlı gülüşünü,salak sözlerini,sıcacık kokusunu bir daha.....Aaaa yapma ama bende ağlayacağım şimdi.

  Özledin mi?Kalbinde ufak bir sızı ve buna eşlik eden  bolca anı mı var?Ay neden küstüğünüzü bile hatırlamıyorsun di mi?

  Kötü anlardan çok güzel anlar mı hafıza da?Bence durma...Bir mesaj yeter belki,duruma göre işte..Aramakta iyi olabilir. Ya da habersiz iş yerine,okuluna uğrasan...? Hıı?Buna sen karar ver canım aaa..Sadece cesaret itelemesi yapıyorum....



5-Eski,hatta eskimiş aşkları düşünmüyoruz.Aşkta,tarih gibi değerlendirilmeli...Yılına göre.O yaşta; o sana doğru geldi, bu yaşta bu.Çok irdeleme. Zaten doğru kişi olsaydı şu an yanında olurdu...Hayatına girmesi gerekiyordu.Bir şeyler alması, bir şeyler vermesi gerekiyordu.

 Aşka küsmüyoruz sonuçta.Bir kere yaşanır mış, ilkler unutulmazmış...Doğruluk payı büyük.Olabilir olabilir ama hala yaşanacak güzel anlar var di mi?

Umut;güneş gibi...Bazen batar bazen doğar.Doğduğu anlarda koşacaksın var gücünle.Yoksa töbe yaşanmaz :)




6-Sen özelsin.Senden bir sen daha var mı?Ve seni çok özel hissettirecek birini hak ediyorsun.Sende hakketmek için çabalıyorsun.Demek doğru kişi bir yerlerde seni bekliyor.

Minik bir balığın akıntıya karşı yüzmesi bence olgunluk.Bir durgunluk zamanı da gelir elbet.Aşkında mevsimleri var öyleyse...Eeee bahara az kaldı di mi?

Bu gün kendini şımart.Neyi seviyorsan onu yap.Yalnız değilsin ki sen varsın.




Malum; çenenin çapı geniş.Liste;uzar gider.Öğüt değil gülümsetmek belki de amaç.Ne haddimize öğüt.Herkes kendi çapında ozan ya da çelebi bu devirde.Dağarcıkla ilintili değil hisler ,kelimenin değdiği yere kadar bence.

Eee birazcıkta olsa gülümseyip "bence de" dediniz ama di mi?Dediniz dediniz.


Sevgiliniz olsun ama olmasın,;sevgi dolu bir 14 Şubat dilerim.

Bende sizi seviyorum.






buradan                                                                                                                                                       




4 ÖLMEDEN ÖNCE YAPILACAKLAR LİSTESİ?

dizüstü bilgisayarımı dizleri çıkmış eşofmanımın üzerine koyup bardağımdaki korkunç kokan bitki çayını  içerek  gecenin bir vakti  yazıyorum bu yazıyı ey ahali!


en son ne zaman lise fotoğraflarınıza göz gezdirdiniz ?nezaman liseden eski bi dosta rastladınız? gidin  ve facebooktan filan bulduğunuz eski bi arkadaşınızla kötü bi kahve için.ah Tanrım! herşey lanet olası biçimde ne de garip!diye bi cümleyi araya sıkıştırıp Amerikan edebiyatının best seller olan ucuz romanlarına gönderme bile yaparım;)


bu yazıyı hakaten neden yazıyorum farkındalığa erişemedim.çok şikayet ettiğim sürekli istediğim ve memnuniyetsizlikten mendaburlaştığım bir zaman dilimindeyimdir belki yine(!)aklıma geldide ölmeden önce yapılacaklar listeniz var mı?ne bileyim varsa ne yaptınız ?daha neler var yapılacaklar listenizde?


zaman ne korkunç böyle!ne hızlı!
hayat nefes aldıkça ne şahane işte bunu hatırlamalı!

                                     okumanız için bir kitap:
                                   Louis Aragon: AŞK ŞİİRLERİ



                      
          
                               belki izlemediyseniz diye tatlı bir film:

                                       



                                      biraz da güzel bir ritim:

                             Norah Jones:COME AWAY WİTH ME




buda şarkısı ozaman: