Pages

29 Şubat 2012

3 ZAMAN TÜNELİ

Genç kız avuçlarını smsıkı yummuştu.sokak lambasının altında ateş böceği gibi hissetti kendini..dudakları aralık gözleri kapalıydı.yorgun şehrin bilindik ayazından derin bi nefes daha çekti ciğerlerine.yağan yağmuru önce burnunda sonra dudaklarında hissetti...saç diplerinin ıslanışıyla ellerini açtı, gökyüzüne kaldırdı.

yağmuru hissetti rüzgarın tenindeki soğuk dokunuşlarına aldırmadan; sadece damlaları hissetti...avuç içlerindeki minik çizgilere baktı "bana bukadar yakınsın aslında" diye mırıldandı.yağmurun etkisiyle iyice ağırlaşan sırt çantasını açtı.el yordamıyla çantayı kurcaladı.hayır yoktu.sonra deri ceketinin ceplerini yokladı yağmurdan ıslanıp kırılmış sigarası dağılmış tütünleriyle öylece alelade cebindeydi,ıslak tütüne dokundu...

sonsuz bir tünelmiş gibi duran sokağa baktı.eriyen karlar çirkin kaldırımların makyajıydı...adımları hızlandı hava kararmaya başlamıştı.yanından geçen insanları ışık kümelerine bakar gibi hızlı hızlı fotoğrafladı.adımları hızlndıkça yağmurda hızlandı.


                                                         



işte sonunda sokağın sonundaydı.kafasını kaldırdı o çok tanıdık eski apartmana baktı.garip.bukadar yüksekmiydi bu bina? o güne kadar katları sayma gereği duymamıştı.tam 7 kat.1950lerden kalma yaşlı bir kurt adeta...betonu yağ yeşili camları ufak kapıları dar...ama dimdik hala güvenli.kırmızının en canlısına bulanmış demirleri buz gibi, tanık olduklarının ketumluğuyla sanki....

binaya yöneldi, girişe yaklaştı.eski apartman kapısına dayandı.öylece durdu bir süre...sonra kapıdan bir adım uzaklaştı.kaliteli müziğin ve berbat biranın  harmanlandığı mekana giren gençlere yol verdi.kapı her açıldığında küf kokusunun tanıdık esintisine gülümsedi.

birsüre daha girişte durdu...anne kucağıyla buluşan küçük bir çocuk gibi sakinleşiyordu damlalar... sırtını yeniden giriş kapısına dayadı.tam o sırada karşıdaki sahafın buğulanmış camındaki silüetin aşinalığıyla irkildi.sırt çantasını yerden aldı hızlı adımlarla karşı kaldırıma geçti.buğulanmış ağır cam kapıyı var gücüyle itti...








her yerde hep kar var.bembeyaz ve kusursuz.ışığı alabildiğine yansıtan, soğuk ama tertemiz.içilen kahve eşliğinde yağan karın ilhamını bir sokak lambası verirse yazısı da böle olur..

6 Şubat 2012

25 BİR DİLEK DİLEDİM PEKİ YA SİZ?

çocukken doğum günlerini bambaşka bir hevesle beklerdim.yan yana sıralanmış titreyen mumları görünce içime bir sevinç dolardı...

gözlerimi sımsıkı yumar, istediğim herşeyi bir biri ardına sıralardım...gittiğim doğum günlerinde en çok pasta üflenirken "benim içinde birşeyler dilesin" diye içimden geçirdiğimi hatırlıyorum.mumları üflemek büyük olaydı benim için.yani sadece mum olsada olurdu=)

ilkokulda taşındığımız için okul değiştirmek zorunda kalmıştım.gelin görin ki sınıfın "yeni kızı" olarak pek de hoş karşılanmadım.=)

aylar geçti ve benim doğum günüm geldi çattı.hiç ayrım yapmadan koca sınıfı doğum günüme davet ettim.hemde kendi ellerimle yaptığım davetiyelerle=)

evde bir hazırlık bir koşturmaca ühüüü sormayın tam 2 adet kocaman yaş pasta evimizin salonundaki geniş yemek masasının üzerinde sahiplerinin gelmesini bekliyor.annem bir döktürmüş ki görmeniz gerek kadın ogün 2 kilo vermiştir mutfakta=)

saatler ilerledi ilerledi...kimse yok.bekliyorum...kimse yok...

soradan 2 erkek 2 de kız arkadaşım geldi. içeri ilk girdiklerinde 2 adet kocaman pasta ve envayi çeşit  hamur işiyle donatılmış masaya bakışlarını unutamıyorum=)"kim yiyecek bunları" der gibi baktılar....



ah sonradan öğrendim ki sınıfın popüler kızı beni kıskandığı için eğer doğum günüme giderlerse onlarla oynamayacağı üzerine tehditler savurmuş.on yaşında ki bir beynin kıskanınca neler yapabilceğini görmek  şaşırtıcı... çocuklar bazen hiç kimsenin olamayacağı kadar acımasız olabiliyor=) 

ogün gelmeyenlere hiç üzülmedim gelenlerle ise günümün tadını çıkardım üstelik çokda eğlendim=)yalnız ogüne dair hatırladığım 2 şey var: ilki, ablamın bitmek bilmeyen " puaaaaaaa kızım birde 2 tane eşşek kadar pasta aldırdın lan kim yicek onları verde sevgilime götüriyim" geyikleri,  diğeri ise mumları üflediğim an=)


bugün çok sevdiğim bir arkadaşımın doğum gününde ondan izin isteyip mumlardan birini üfledim.ve yine bir dilek diledim=) bu postu okuyunca bir dilek de siz dileyin olmaz mı? kendiniz için olmasa da başkası için dileyin=)