Pages

30 Nisan 2012

8 -HİÇ-

Sen gittiğinden beri aynı koltukda oturuyorum Murphy.
Mevsim hiç değişmedi.
Günlerden hala pazar.
Sigarama karışma, otur karşıma hadi.
Evet kapıyı da kapat.
Çok üşürüm bilirsin bu mevsim serin geçer buralarda.
Sen gidince uzun uzun düşündüm.
-Bahçedeki çiçekleri unutmadım merak etme-
Dokunma perdelere HAYIR!
Öyle alıştımki bu loş odaya.
Kül, toz, yaşanmışlık kokusu.
Hepsini ellerimle tutabiliyorum sanki.
Varlığımızı da irdeledim.
Yokluğa geçemedim bir türlü.
Hiç.Sen yoktun.
Kavga sebebimiz o kırmızı sandalyenin de önemi yoktu
-bilirsin hep nefret ettim o dört bacaklı sürtükten-
Kitaplarını kurcaladım.
Tütünü paylaştık beraber.
"hiççi" kitaplarına şaşırdım.
Sen böyle hiççilik meraklısımıydın Murphy?
Hep mi böyleydin?
Peki ben nerdeydim?
Kafam karıştı.
Sofaya bakan pencerenin önünde oturdum hep.
Sen gittiğinden beri hiç kalkmadım.
Sen hep hiççimiydin Murphy?
Sus.
Çok yorgunum.
Yıllardır uykuya yatmamışım gibi.
Kapatma sakın ışığı.
Bilirsin karanlıkta uyuyamam.






ufak bir hatırlatma:

Nihilizm, hiççilik olarak da bilinen 19. yüzyılda Rusya'da ortaya çıkan, şüpheci temellere dayalı bir felsefe akımıdır.






ps:yazılarımı kime ithaf ettiğim en çok sorulan sorular arasında.sanırım bunun net bir cevabı yok.çünkü tek bir kişi yada nesneye ithafen yazmıyorum.bir sakız kutusu bile yazma sebebim olabiliyor.

11 NOSTALJİK

 

       Yaz gerçekten gelmiş!Limonata hiç bukadar harika olmamıştı...


               

    Lo&Loud'un şahane pastacıkları! hepsini hepsini istiyorum!
    sanki Hansel ve Gratel masalı gibi herşey şahane!


           

Tunalı sokaklarından bilindik bir görüntü.o çocuk bana poz mu vermiş=)=)



  
 Bu afişler de tunalı pasajlarının birinin içinde gizli.Öyle güzellerdiki görünce çekmeden duramadım=)=)


Sertab Erener'in yeni albümünü dinlediniz mi?pekii nasıl buldunuz?






sertab'ın duru sesine şarkı seçimlerine su gibi yorumuna bayıldım.güzelliği ise kök hücre yöntemindenmiş=) bu sabah gazetede okudum=)

ozaman herkese güzel bir hafta olsun mu? olsun!
                                           sevgiler<3

26 Nisan 2012

6 SEVGİLİ GÜNLÜK...

bol sınavlı sıkıntılı günler..

çikolata krizim.

yeşil çay.
kitap defter kokusu...
hava ısınınca dışarı çıkarılan masa sandalyeler
sonra akşam vakti yapılan sessiz yürüyüşler
güzel bir şarap belki (tercihen)
tüm bahçeyi saran sümbül manolya gül frezya kokuları
sukunet...
şıp şıp şıp
belki bir bahar yağmuru.
belki kaçıp saklanan haftalar..aylar...
şu sıralar verdiğim kararların doğruluğunu görüp
"yamuk gülümsememi" giyiniyorum.
boğaz ağrısıda çekiyorum.
bol bol magnum yiyorum.
bahçedeki kedileri seviyorum.
kendi kedim yok diye üzülmüyorum.
çarpılıp kapanan kapılar.
mecburiyetler
ve alışkanlıklar!
susmak.
tıp oynuyorum.
bir başka ruhu incitmediğini bilmenin huzuru.
bir yamuk gülümseme daha.
gerçek anlam ve sözde anlamlar.
saliseyi kıskandıracak geri dönüşler.
bazen dönemeyişler...
istediğin ruhla bütünleşemeyişler.
ben bu bahar; güneşin sıcaklığına Adele'in şarkılarına ve kalemime aşığım.
birde mint yeşiline.
en azından tükenmiyorlar.
en azından cesurlar.
cesaret nedir ki?
göze almak ya da kaybedivermek...
saliseleri kıskandıracak hızda dönüşüvermek.
görmemek.dokunmamak.sesini işitmemek.
gülüşünü unutmak.
ilk tanıştığımız anı geri sarmak.
sonrada sarıpsarmalamak.
en güzeli yinede yamuk gülümsemeyi giyivermek.
ama yine de orda
tam orda çarpılan bir kapı
GÜM!
seni çok özledim.



15 Nisan 2012

22 SKULL!!!











güzel kalpli iyi insanlarla geçirilen, sağlıklı huzurlu şahane bir hafta diliyorum herkese!


buda pazar şarkısı olsun=)



ps:cici resimler için zuzuma kalp kalp kalp!

9 Nisan 2012

14 ŞU SIRALAR...

uzun süredir nerelerdeyiz merak edenler huhuuuu haniii hanii göremedim kimseyi=(

ohalde ben yazayım birkaç satır...sınavlar bitti biticek derken sunumlar,ödevler,Ankara'nın dengesiz havası başımızın belası!

şu sıralar en çok kedilerimi ve sahilde yürüyüş yapmayı özlüorum...kedi mi alsam ne yapsam ?







kitaplara ise gömülmüş durumdayım.Projem için okuduğum ünlü ressam ve yazar İnci Aral'ın Sadakat romanını okunacak kitaplar listesinin en başına not ederseniz pişman olmazsınız=)







"Aşağıya inişimin,batışımın saati;çünkü birkez daha insanların arasına karışmak istiyorum...
 Bu arada zamanı olan birisi olarak konuşuyorum kendime.Hiç kimse yeni bir şey anlatmıyor bana; bu yüzden anlatıyorum kendi kendime."

F.Nietzsche'nin sözüyle başlayan bir roman nasıl olabilir ki zaten?=)




hayır hayır delirmedim=) belki bir parça nostalji ruhu?

nostalji demişken..








ve sonra....

bir pazar sabahı çok güzel çiçeklerle uyanıyorum gözlerim dolu dolu oluyor çiçekleri görür görmez. öyle insanlar düşünün ki tenleri saydam, kalpleri pürü pak...dostluğun kıymetini bir kez daha öğreniyorum.hayatımda olan insanlar için bol bol şükrediyorum.bu güzel çiçeklerde,bütün kuzularımın emeği var.cumartesi süprizim ise çok çok keyifliydi..sizleri çok seviyorum...