Pages

28 Aralık 2011

11 YENİ YIL KARTINIZ HAZIR MI?

 Mail,mj,face derken mektup yazmayı, kart yollamayı unuttuk mu?
Hayır ben unutmadım:)
Aldığım her hediyeye minnoş bir kart iliştirmeye bayılırım.Hele ki yeni yılda kartlarımın sayısı artar:)

Çok cici kartlar satılmakta...Ama çoğu zaman kendi kartımı kendim hazırlarım.Renkli karton,şekilli makas,yapıştırıcı,simli renkli kalemler ve biraz daha sim:)...Bir dolu kart yapabilirim..

Buradan bık bık konuştuğuma bakmayın;sayılı günler kaldı ve ben hala kartlarımı hazırlamadım:(Ne yapsam diye gezinirken sizlerle de paylaşmak istedim:)


İsterseniz fatoş amcadan dan yardım alıp süper stıckerlar elde edebilirsiniz...




 Minik zarflar hazırlayabilir,evde ki düğmeleri değerlendirebilirsiniz


 Çam ağaçları,Noel Baba,geyik,kar tanesi figürleri kullanabilirsiniz.Kartlarınızın içine minik şekerler iliştirmeyi de unutmayın.ben çok severim de:)


Baktınız bir şey çıkmıyor "yok ben yapamıyorum" diyorsanız;minik bir kartonu ikiye katlayın,simli kalemle notunuzu yazın,bir kurdele ile hediye paketinize yapıştırın.

Bol simli,cici hediyeli,bol kahkahalı kalın:)


27 Aralık 2011

7 saat 7:00

telefonun alarmı....minik minik ve bangır bangır...gözümü açamıorum el yordamı komidinin üzerinden cep telefonumu alıp susturuyorum.

saat 7:10

alarm yine viyaklıyor.tek gözüm açılıo oda loş.havasız.yorganıma sıkıca sarılıyorum.yine Ankara'da buz gibi birgünün sabahına uyanmışım.tek ayağımı pembe yorganımın sıcak köşesinden çıkarıp ufak bir ölçme değerlendirme yapıyorum:

"okula gitsem miiiiiiii gitmesem miiiiiiiii"

"gitmiyim en iyisi"

 hemen yorganıma sıkı sıkı sarılıp yüzükoyun yatış halime geri dönüyorum.

saat 7:20

girmek zorunda olduğum econ dersi.farkındalık ve aydınlanma hali.istemeyerek yorganı savurup titreyerek pencereme yaklaşıyorum.camı açıp buz gibi havadan deriiiiiin bir soluk alıyorum.müziğimi açıp banyoya yollanıyorum.

ayna karşısında geçen oldukça kısa(!) bir vaktin ardından hızla çizmelerimi giyip evin kapısını  GÜM diye çekiyorum merdivenleri birer ikişer atlayak otobüs durağımın yolunu tutuyorum.

saat 8:10

otobüsüme kendimi atıp yarım saat sonraki ringe yetişip yetişememe ihtimalim üzerine istatistiki çalışmalar yaparkeeeeeeeeeeeennnnn arkadan bir teyze bağırıyor:

-Aaaa yeter ama canım!şöfööööör sana diyorum ne bekliyorsun yasak burda beklemek yürüsene aaa!

ablada ses son perdede.yok böle sevimsiz bişi.kadın susmuyor sürekli konuşuyor.kızının geç kaldığından, şikayetçi olcaklarından, işinden edeceğinden ve hadlerini bildireceğinden bahsediyor.

peki ben senin medeniyetsizliğini kimlere şikayet etmeliyim hanım abla?

yanlız bu arada otobüs şöförü gayet sukunetli.asla konuşmuyor.kadın daha da sinirlenip:

-birde benimle inatlaşıyorsun haaa!hareket etmiyorsun demeeeek!ben sana gösteririm sen benim kim olduğumu bilmiyorsun!

cümlesiyle naralarına devam ediyor.muavin sakinleştirmeye çabalıyor.mecburi beklediklerini anlayış göstermeleri gerektiğini rica ediyor.ama hayır!hanım abla susmuyor ve hemen memleketin sorunlarını da ele alıyor!:

-bu memleketi sizin gibiler bu hale getirdi zateeeen!siz yokmusunuz siz!(bknz:halka sesleniş)

yanındaki beyamca dayanamayıp söze karışıyor:

-yanlız bayaaan ne ilgisi var şimdi adamlarda direksiyon sallıyor kaç saat.bu insanlar emekçi onlarada günah değil mi?

- aa  kes sesini kes!seni dinlemiyorum!dinlemiyoruuuum!heralde vaktin çok!otur ozaman sabahtan akşama kadar otobüste seyahat et!

bu son cümle havayla vuku bulunca beni aldımı bir gülme:D:D yan yana oturan bu iki şehirli insana baktım.oldukça gür seslerle birbirlerini "kes!kapa çeneni!sana mi düştü?!" gibi keskin szcüklerle  tenkit ediyorlar.ve tüm bunlar olurken yan yana oturmaya da devam ediyorlar...

ayağa kalkıp yüzümde bir gülümsemeyle "DUR" butonuna bastım.iletişim sorunlarımızı ve egolarımızın ne denli yüksek olduğunu sorgulayarak otobüsten indim.ve kalabalığın ortasına bu parodiye şahit olmanın verdiği alaycılıkla koşar adım daldım...


26 Aralık 2011

1 Haftanın Parçası

 Havalar iyice soğudu...
Kırk  derece de bile üşüyen kalpler için,
Soğukla beraber gelen acımasız romantizm..
Ümit Besen'in Nikah Masası kadar ağdalı ama güzel:)
İyi haftalar canlar::)


5 Aralık 2011

7 İSİMSİZ...

Sevgililer ki; şehirleri katlanır kılan,

Şehirler ki; sevgilileri güzellikleriyle kıskandıran,

Aşklar ki iki yürek arasında mahsur kalan...

Anlatamadıklarımızdaki çekimdi tüm iyonları altüst eden..

Bizi savuran neydi susturup küçülten?

Yasakladıklarımız kimliklerimizdi ve hatta aramızdaki tüm sihir

Ve bilirdik ki kelimelerin ağırlığındaki anlam çapraşıklıkları,

Sinemizdeki tılsımın adıydı.Kabullenmezdik

Bakamazdık ki ulu orta ruh ilmeklerine...

Halbuki bilirdik daha bitmedi şarkı

Ateşe mi atılırdık, suyu mu yudumlardık?

Masallar biter miydi ki?

Şehirler hep ölümsüz değil miydi sonsuz ruhlarıyla?

Unuturmuyduk sahiden hiç olmamış gibi, hiç yaşanmamış, hissetmemiş gibi...

O anı geriye sarabilir miydik?

Şehirleri yaşanır kılan o ruhu tutar mıydınız ilmeklerinden? yoksa bırakır mıydınız suya ateşin sönüşüne şahitlik edercesine?

Cevaplarımız hep başka dudakların dil bükümünde

Benimse gözüm iki dudağının kıvrımındaki namede...


                                                      iyi haftalar=) wish you were here.

2 HAFTANIN PARÇASI

 Güne esneyerek başlıyoruz:)
 Nefes alıp veriyoruz...
 Benim gibi "aman yatağımı sonra toplarım" demiyoruz..
Aç aç sigara içmiyoruz..
Ona buna kızıp;"daha sahneye çıkmam"demiyoruz
Sesi açıp haftaya olumlu başlıyoruz
güzel bir hafta olsun canlar:)