Pages

13 Ağustos 2011

7 TERKEDİLMEK

 kapı aralığından bir süre sessizce onu izledim.

sonra durmaktan sıkıldığım kapı eşiğinden çıkıp plastik sandalyeleri
gıcırdatarak dikkatni çekmeye çalıştım..
sırtımı dönüp oturdum.

arka balkona doğru kaçamak bir bakış fırlattım.
hayır.hala benim farkımda diildi!

bir hışım kalkıp gittim yukarı kata boya kalemlerimi almaya çıktım.rengarenk 24 'lü monami pastel boyalarımı ve resim defterimi aldım.merdivenlerden koşa koşa indim.

balkona çıktım küt die attım masanın üzerine ekipmanlarımı.dönüp baktı.ilk kez!balkon demirlerinden  bana bakıyordu işte!

gülümsedim.dudağını büktü.selaaaam dedim.ufladı.resim yapalım mı dedim.ses çıkarmadı tam içeri giricektim ki ah evet! koşa koşa geliyordu.merdivenlerin başında durup bana muzur bir gülümsemeyle baktı.trabzanlardan tutunarak basamakları yalpayarak çıktı.

yanıma oturdu.küçük ellerini ellerimin üzerine koydu.

ben üçgen çizemiyorum dedi.ben biliyorum  dedim omzunu silkti.elini tuttum birlikte üçgen çizdik.iki saat o balkonda öylece...hatta evler çiçekler bulutlar ve okula giden küçük kız çizdik.altına da kocaman DENİZ yazdık.küçük aşkımın adını....

giderken yanağıma minik bir öpücük yapıştırdı elimi sıkı sıkı tutup hoşçakal arkadaşım dedi.yaptığımız resme mutlulukla bakıp yarın görüşürz dedim

ertesi gün yaşıtlarıyla oynadı yine.bir ara içeri girdi.geri çıktığında arkadaşlarının hiç biri yoktu.bir köşeden onu izledim.ağlamaklı oldu, beni görünce içeri koştu.açık pencereden sesini duyabiliyordum.

anneanneeee beni bırakıp gitmişler hiç arkadaşım yok
denizcim dünki arkadaşın var ya hani resim çizmiştiniz
o benim arkadaşım diil!
aa neden?
arkadaşlar birbirleriyle oyun oynar!o benimle saklambaç oynamıyooooo sadece resim çizdik!

işte o an sükut-u hayale uğradım!sadece resim çizmişiz!.yahu 5 yaşındaki bir çocuk tarafından bile nasıl terkedilebiliyorum!halbuki ben gayet mesud idim!

ps: sevgili dostum Yusuf "neden yazıyoruz" sorusunu anlamlandırdı.çünkü anlatıcak hikayelerimiz varmış!

iyi haftasonları!

buda Nüve'nin favori şarkısı=) benden Deniz'e gelsin=)=)



1 Ağustos 2011

20 RAMAZAN:RUHSAL DETOKS!

Uzun uzun düşündüm bu yazımın başlığı ne olmalı diye….hisettiklerimi en iyi betimleyen keliME detoks oldu…daha ufacık bir kız çocuğuyken(hala büyüdüğüm söylenemez=)) anneannemin sayesinde tanıştım bu ruhani olguyla…babamın beni gelip almasını. anneannemin tavandan yere inen dev pencereli evinin camında beklerken, bir ezan sesi duyardım…ardından anneannemin ağzına attığı zeytin ve küçük ellerimin hurma kaselerini gidişi.bir rutindi bu….hemen ardından içtiği bol naneli yoğurtlu çorba…beyaz tülbentini düzeltip kıbleye yönelmesi.sofrada tekrar onu beklemek….ellerini göğsünde bağlayışını secdeye eğilişini kıpırdayan dudaklarını merakla seyretmem…derken sofraya tekrar oturması ve pirinç pilavını yemeye başlayışımız…o anlarda babamın gelip beni almasını hiç istemediğimi hatırlıyorum…onunla kaldığım gecelerde götürdüğü küçük ama şuan bile gözlerimin dolmasına sebebiyet veren  ışıl ışıl mahalle camisi…dizinin dibine oturup hiç bilmediğim kelimeleri birbiri ardına bana öğreten, maneviyatımın güçlülüğünü bana aşılayan canım anneannem….onsuz geçirdiğimiz 3. Ramazan…yine aydınlanma, dinlenme, durup muhakeme yapma kısaca; beynime, ruhuma, kimliğime reset atma zamanı…hepinize küçük
bir kız çocuğunun yüreğiyle hayırlı bir ramazan diliyorum…ve şimdi duyduğum her ezan sesinde anneanneme binlerce kez şükranlarımı sunuyorum….